ADRAMYTTEION ANTİK KENTİ ve ÇEVRESİ

Adramytteion Antik Kent Coğrafyası

Adramytteion ve çevre alanının üzerinde konumlandığı topoğrafya, Ege’nin kuzeyinde, batıya ve kuzeybatıya bakan açıklığı kısmen Lesbos (Midilli) Adası tarafından karşılanan, ismini verdiği Edremit Körfezi’nin karasal düzlüğü olup, kuzeyi Ida (Kaz) Dağları’nın batı uzantısı, doğusu – güneydoğusu ve kısmen güneyi Pindasos (Madra) Dağları ile sınırlıdır (Resim 1). Strabon, Körfez’in bu bölümünü “Adramyttene” (Strabon XIII.1.51) olarak tanımlar. İç kesimlerle bağlantısı sınırlı olan bu düzlük, deniz vasıtasıyla tüm Ege Havzası’na açık konumdadır.

Resim 1: Adramytteion ve Çevre Alanı Haritası (Barrington Atlas)

Resim 1: Adramytteion ve Çevre Alanı Haritası (Barrington Atlas)

Adramytteion Antik Kenti’ne Dair

Günümüzde Balıkesir İli Burhaniye İlçe merkezinin yaklaşık 3,5 km batısında, deniz kıyısında, alüvyal düzlük tarafından kuşatılmış vaziyette konumlanan Ören Mahallesi, 1960’lardan bu yana Adramytteion Kenti ile aynı konumu paylaşmaktadır. Ören (Adramytteion) yerleşim yeri, antik kent kalıntıları ile yaşayan bir kent dokusunun kesiştiği noktadır. 1950’lere kadar üzerinde yerleşim olmayan Ören Tepe, 1960 başlarında dönemin kaymakamı Hüseyin Öğütçen’in, turizm beldesi yaratma çabasında bir girişime sahne olur. Ören’i Ülkemizin ilk yerli turizm beldelerinden biri haline getiren bu girişim, kısmen başarılı olur (Resim 2). Ancak bu durum, Ören’i, hazırlanan bir imar planı ile iskana açar ve o zamana dek potansiyelini büyük oranda toprak altında koruyan arkeolojik doku için tehdit başlar. Ne var ki önce 1980’ler sonra 1990’larda nihai şeklini alan ve Ören’i yeni yapılaşmaya kapatan sit mevzuatı, bu tehdidi büyük ölçüde önler.

Resim 2: Ören Mahallesi’nin Kentsel Gelişimi

Resim 2: Ören Mahallesi’nin Kentsel Gelişimi

Kaz Dağları manzaralı Ören; doğası, denizi, iklimi, bitki örtüsü, anıt ağaçları, yabani hayatı ve kendine has dönem evleri ile düşük yoğunlukta bir sayfiye yeri olarak Adramytteion üzerinde varlığını sürdürür (Resim 3). Ve Ören yeşil dokusu ve antik kent yapısı ile doğal ve kültürel sit alanıdır.

Resim 3: Ören’in Konumu ve Miras Değerleri

Resim 3: Ören’in Konumu ve Miras Değerleri

Antik kaynaklarda kentin kurgusu Lidya Krallığı’na bağlansa da, Ören ana yükseltisinin bir uzantısı niteliğinde konumlanan Bergaz Tepe’de Kalkolitik döneme kadar inen kültür katları tespit edilmiş olup (Resim 4), bu durumla birlikte denizle ilişkili olarak Tunç ve Demir Çağıları’nda da devam eden bu kültürün, bölge prehistoryasının yeniden yorumlanması için doneler sunduğu anlaşılmıştır.

Resim 4: Bergaz Tepe, Kalkolitik ve İlk Tunç Çağı Kültür Ürünleri

Resim 4: Bergaz Tepe, Kalkolitik ve İlk Tunç Çağı Kültür Ürünleri

Antik kaynaklardan sıkça refere alan, Adramyttene sahasıyla körfeze ismini veren kentin, Roma Dönemi’nde Asia Eyaletinin 9 conventus (yargı) merkezinden birine ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Yine kaynaklardan, deniz ticareti ile zenginleştiği anlaşılan kentte iki limanın var olduğu bilinmektedir. Bu limanlardan biri günümüzde sığlıkta ve kısmen kumul altında korunagelmektedir. Köşe derzli ve bosajlı bloklarından dolayı, liman en geç M.Ö. 4. yy’dan itibaren kullanıldığını göstermektedir. Klasik Çağ’dan başlayarak Bizans Çağı’na kadar işlevini sürdüren Adramytteion Limanı, ülkemiz kıyılarında yer alan antik limanlar içinde korunmuşluk durumu, niteliği, özgün mimarisi, rekonstrüksiyonunun yapılabilirliği hatta uygun projeler ile kullanılabilirliği noktasında en iyi korunmuş ilk üç liman arasına girecek niteliktedir. Belirli deniz rotaları içinde yerini alan limanı ile birlikte A, D, E ve C bölgeleri olarak lejantlanan alanlar (Resim 5 ve Resim 6), Adramytteion’un özellikle Orta ve Geç Bizans Dönemleri’ndeki yoğun iskânını gözler önüne sermektedir.

Resim 5: Adramytteion Kazı ve Onarım Çalışma Alanları

Resim 5: Adramytteion Kazı ve Onarım Çalışma Alanları

Resim 6: A, D, E ve C Bölgeleri ve Antik Liman

Resim 6: A, D, E ve C Bölgeleri ve Antik Liman

A Bölgesi”nde, yerleşimin deniz kıysında, 11 m. yükseltideki teras üzerinde,  antik limana hâkim bir konumda olan depo mekanları tespit edilmiştir. Bu yoğun Orta ve Geç Bizans Dönemi iskanının, evvelki kültür katlarında Hellenistik dönemin toplu buluntu grubuyla da kendini göstermiştir. Kantharos ve minik hydria formlarını içeren bu tabakanın da altında; arkaik dönem batı Anadolu keramik grupları ile Lidya taklidi keramikler, tahrip tabakalarının izlerini bize sunmuştur (Resim 7).

Resim 7: A Bölgesi, Bizans Dönemi Depolar, Helenistik Dönem Buluntuları ve Arkaik Dönem Keramikleri

Resim 7: A Bölgesi, Bizans Dönemi Depolar, Helenistik Dönem Buluntuları ve Arkaik Dönem Keramikleri

Yoğun Orta ve Geç Bizans Dönem iskânı gözlemlenen diğer bir bölge kent dâhilindeki yükseltilerinin arasında, bir sırt üzerinde konumlanan ve çalışmalar kapsamında “D Bölgesi” adı verilen alan olmuştur. Kendi kuyu ve su dağıtım alt yapı sisteminin bulunduğu yapıda, mekânların birden çok girişi olduğu aynı kottaki eşik düzenlemelerinden anlaşılmaktadır. Mimari veriler ve bunu destekler içerikte, büyük oranda mutfak ve sofra kapları, bu mekânların işlevlerinin günlük yaşama ilişkin olabileceğini göstermiştir. Ege tipi kaplar, az miktarda slip boyalı kaplar, zeuxxippus kapları, boyalı sgraffito kaplar, hayvan figürlü Korinth üretimi kapların benzerleri, boyama bezemeli az miktarda örnek ile Bergama’da benzerleri bilinen çifte bardaklardan oluşmaktadır. Alanda saptanan yapı bütününün temel kotunun altında, mimariden bağımsız vaziyette, parçalar halinde Roma ve az sayıda Hellenistik Dönem seramikleri ele geçmiştir (Resim 8).

Resim 8: D Bölgesi, Bizans Dönemi Konutları ve Günlük Kullanım Kapları

Resim 8: D Bölgesi, Bizans Dönemi Konutları ve Günlük Kullanım Kapları

Adramytteion’un özellikle Bizans Dönemi yoğun iskânının kanıtlarını sunan A ve D bölgelerdeki çalışmalardan ayrı olarak kentteki ilk Roma yapısı “E Bölgesi”nde bulunmuştur. E Yapısı olarak lejandlanan, Liman’a bakan girişinin hemen arkasında, oldukça kapasiteli drenaj kanalına sahip yapının avlusu, zemin seviyesinde kısmen açığa çıkarılmıştır. İtinalı mozaik taban, yapının niteliğini vurgulamaktadır (Resim 9). Bu yapının, M.S. 2-3 yy’da kullanım gören daha sonra devşirilerek fonksiyonu değiştirilek kullanım görmüş, kentin Liman Hamamı olması muhtemeldir. Aynı zamanda yapının Bizans Dönemi evresinin kontekst buluntuları arasından bir bizans kurşun mührü bulunmuş olup (Resim 10), Yoanni arhiepiskopo konstantinupoleos neas romis ke ikümeniko patriarhi yazıtıyla Konstantinopolis Başpiskoposu Ioannes Xiphilinos’un dönemine, 11. yy’a tarihlenmektedir.

Resim 9: E Bölgesi, Roma Dönemi E Yapısı ve Rölövesi

Resim 9: E Bölgesi, Roma Dönemi E Yapısı ve Rölövesi

Resim 10: E Yapısı, Bizans Dönemi Kurşun Mühür

Resim 10: E Yapısı, Bizans Dönemi Kurşun Mühür

Adramytteion Antik Kenti’nin başlıca yükseltilerinden biri üzerinde konumlan “C Bölgesi”nde ise 2000-2006 yılları arasında geçmiş kazı çalışmalarının ana hedefinde bulunan ve son evresi MS 12-13. yy’a tarihlenen bir kilise (Güney Kilise), Erken Bizans Dönemi’nde kullanılmış bir seramik fırını ve Geç Antik Dönem mezarları tespit edilmiştir.

Resim 11: C Bölgesi, Güney ve Kuzey Kilise

Resim 11: C Bölgesi, Güney ve Kuzey Kilise

Yeni dönem kazılarında bu bölgenin erken stratigrafisini anlamaya dönük açılan test sondajlarında, apsisli bir yapının temelleri tespit edilmiş ve alt kotlarda, daha erken ve üstteki mimarinin kendini dayandırdığı bir mimari düzenleme kendini göstermeye başlamıştır. Bir önceki evrede tespit edildiği gibi, yeni seviyede de apsisli bir duvar ile karşılaşılmıştır. 2015 ve 2016 yılında, bu alanda sürdürülen yeni dönem kazılarında açılan sondajlarda ikinci bir kilise (Kuzey Kilise)  bulunmuştur. Büyük apsisin MS 8. yy.’da inşa edildiği zemin altı ve üstü küçük buluntularla netleşmiş, MS 11. yy’da revize edilerek tadilat geçirdiği görülmüştür. Bu durum, daraltılmış apsisle ve de doğu-batı doğrultulu duvarın mezar şapel niteliği kazandırılarak yeniden düzenlenmesiyle de açıklık kazanmıştır. Yapının tuğla tabanının altına konumlandırılmış ve henüz bir kısmının çalışması tamamlanan mezarlarına, kimi yerde 5 bireye kadar, sürekli kullanımda gömü yapıldığı görülmüştür (Resim 11). Kuzey Kilise’nin temel kotunun altında saptanan Roma temelleri üzerinde, dağınık vaziyette ele geçen fresk  (Resim 12) parçalarının bir kısmının, restoratör tarafından konservasyonunun tamalanmasıyla, kilisenin muhtemel bir Roma konutunun kullandığı alanın üzerine konumlandırılmış olabileceğine dair fikrimiz şekillenmiştir. Bu tabakalardan gelen M.S. 2 – 3. yy. seramik yoğunluğu da bu durumu desteklemiştir.

Resim 12: C Bölgesi, Roma Dönemi Portre Fresk

Resim 12: C Bölgesi, Roma Dönemi Portre Fresk

Adramytteion Antik Kenti’nin Etki Alanına Dair

Kente dair çalışmalar sürmekteyken, bütünleyici ayrı proje olarak, Troas, Mysia ve Aeolia sınırında nispeten az araştırılmış bir bölgedeki yüzey araştırmaları ile Edremit’ten Ayvalık’a uzanan bölgede şu ana kadar 116 noktada tespit ve belgeleme çalışması gerçekleştirilmiştir. Bunlar arasında, bölge prehistoryasında Neolitik Dönem’e dek ışık tutacak nitelikte yeni prehistorik tespitler bulunmaktadır. Bergaz Tepe ile birlikte Gömeç İlçe sınırlarında İlk Tunç Çağı kültür ürünleri sunan Kızçiftliği, doğrudan deniz kıyısında konumlanan yerleşimlerken, bu sahanın kuzey sınırında konumlanan Mandıra Tepe, Hüyücek ve Boyalık Höyük ile Sülüklüçeşme, kıyı şeridinden içeride eğimin başladığı noktalarda konumlanmaktadır (Resim 13). Burhaniye-Kızıklı Mahallesi yakınında konumlanan Sülüklüçeşme, tüm bölge prehistoryasının en erken yerleşimi durumundadır.

Resim 13: Prehistorik Dönem Alanlarına Ait Harita

Resim 13: Prehistorik Dönem Alanlarına Ait Harita

Adramyttene düzlüğünü kontrol eden stratejik konumlarda inşa edilen Klasik – Hellenistik kurgudaki kale yerleşimleri mevcuttur. Biri en az bir diğerinin görüş mesafesinde konumlanan Kocafuğlutepe, Dedekaya, Asarkaya, Hisarkale, Ballıktaş, Kaplan Sivrisi, Dişkaya ve en güneyde Asartepe, bu nitelikte karakol mevkiileri olup, bunların çoğunluğu üzerine ancak, farklı kurguda Bizans yerleşimi de söz konusudur.

Resim 14: Adramytteion Etki Alanı ve Güney Sahası’nın Kale Yerleşimleri

Resim 14: Adramytteion Etki Alanı ve Güney Sahası’nın Kale Yerleşimleri

Yüzey tespitleri arasında, yakın bölge içerisindeki antik yerleşimlere yapı malzemesi sağlayan taş ocakları da bulunmuştur. Bunlar arasında lokal nitelikte ve kalitede malzeme sağlayabilecek kapasitedeki Yıkıklar ile, oldukça kapasiteli bir işletme olduğu anlaşılan Boşnak Tepe iyi korunan örnekler arasındadır.

Resim 15: Antik Taş Ocakları, Yıkıklar ve Boşnaktepe

Resim 15: Antik Taş Ocakları, Yıkıklar ve Boşnaktepe

Körfezdeki ilk Türk izlerine ait yeni bulgular, bir başka tespitlerden biridir. Kuyucak Mahallesi’nin güneydoğusunda Yazılıtaş Tepe’nin güney yamacında Edremit düzlüğüne hakim bir noktada konumlanan bağımsız bir kaya kütlesi üzerine, kayanın her iki yönündeki fasadlarına kazılarak işlenen oyguların, Oğuz Boyları listesinde Çepniler’in tamgası olarak kaydedildiği bilinmektedir. Zira Çepniler’in Anadolu’nun batı kısımlarına yayıldıkları da bilinmektedir.

Resim 16: Kuyucak Mahallesi, Yazılıtaş Tepe Mevki Kaya Oygu Tamgalar

Resim 16: Kuyucak Mahallesi, Yazılıtaş Tepe Mevki Kaya Oygu Tamgalar

Ayvalık’ın UNESCO Endüstriyel Miras Listesine adaylık hazırlıkları ilgisinde, ilçe dahilinde bazı tespitler gerçekleştirilmiştir. Kıyı şeridindeki mimari kalıntılar, keramik buluntular ve Büyük Maden Adası Maden Tepe Mevkii’ndeki Kule yapısı belgelenmiş olup, adalar üzerinde yoğunlaşan tespitler devam etmektedir. Aynı zamanda Osmanlı Dönemi Rum sivil mimari örnekleri, kırsal kesimlerde konumlanan manastır ve şapellerin yanı sıra yel değirmenleri ile ilgili belgelemeler sürdürülmektedir.

Resim 17: Ayvalık Adaları’nda Tespit ve Belgelemeler

Resim 17: Ayvalık Adaları’nda Tespit ve Belgelemeler

Edremit Körfezi içinde sürdürülen çalışmalar, bölgenin dönemsel kültür varlıkları ve ürünlerinin çeşitliği ilgisinde, farklı üniversitelerden Antropoloji, Geofizik, Sualtı Arkeolojisi, Coğrafya, Mimarlık ve Tasarım alanlarında uzman öğretim üyelerinin özverili katkılarıyla bir projeler bütünü olarak devam etmektedir. Prehistorik Dönemler, Klasik Dönemler, Bizans Dönemleri ve unutulmaya yüz tutmuş yakın dönem yapı ve yerleşimleriyle bir bütün olarak ele alınan çalışmalar, Körfezin kültür envanteri odağında sürdürülmektedir.

Resim 18: Uzman Öğretim Üyelerinin Kültür Envanteri için Çalışmaları

Resim 18: Uzman Öğretim Üyelerinin Kültür Envanteri için Çalışmaları

 

Yazı ve Görseller: Adramytteion Kent Arşivi

Daha detaylı bilgi için bakınız:  http://adramytteion.org/